forum 244 - page 35

EKONOMİK
FORUM
35
i
DOSYA
ler bunun doğruluğunu daha çok gösteriyor.
Örneğin Türkiye, doğal kaynakları çok faz-
la olmadığı için çok şanslı. Afrika’nın doğal
kaynakları çok fazla, bu kadar doğal kaynağa
sahip olmak çok da iyi bir şey değil. Doğal
kaynaklar bir yandan gelir elde edilmesinde
faydalı olsa da, istihdam yaratmada faydalı
olmuyor. Ancak, para biriminin değerlen-
mesine bakıldığında burada rekabetçiliğin
zora girdiğini görüyoruz. Hem ithalatta hem
de ihracatta bunun bir zorluk olarak ortaya
çıktığını görüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin gelir avantajından faydalanır-
ken bir şekilde doğal kaynaklara sahip olma de-
zavantajından kendini muaf tuttuğuna dikkat
çeken Prof. Stiglitz, “ABD’de işsiz bir ekonomi-
miz var. İstihdam yeniden toparlanmaya çalı-
şırken bazı otoriteler devreye giriyor. ABD’de
bazı izleme ve derecelendirme kuruluşları, mali
konulardan sorumlu kuruluşların sorumlu-
luklarını yapmadıklarını görülüyor. O yüzden
de parayla ilgili çalışma yapanların ekonomiyi
canlandırmak için yaptıkları yetersiz kalıyor.
Yaptıkları şu oldu, faiz oranlarını düşürdüler.
ABD’de yüksek düzeyde özel bir kalifikasyon
gerektirmeyen istihdam ortaya çıktı. Şirketler
otomasyona teşvik edildi. Otomasyona bağlı
check-out makinaları devreye sokuldu. Böylece
daha fazla işsizliğe sebep olundu. Bütün bular
modern para politikalarının sebebi olarak or-
taya çıkıyor” ifadesini kullandı.
“KAMU KESİNTİLERİNİN ÖN PLANA
ÇIKARILMASI HATA OLDU”
Finans sektöründe istihdam yaratılması
yerine KOBİ’lere borç vermenin ön plana
çıkmasının da evrensel bir sorun olduğuna
dikkat çeken Prof. Stiglitz, “ABD’de finans
sektörünü toparlamak için yapılacak reform-
larda odak noktası, ‘Toplumumuzu bir daha
mahvetmemesi için finans sektörünü nasıl
daha az riskli ve daha güvenilir kılabiliriz?’
sorusuydu. Ama ‘Finans sektörünün üstlen-
mesi gereken rolü üstlenmesi için ne yapmak
lazım?’ diye sorulmadı, herkes ‘nasıl korunu-
ruz?’a odaklandı. Finans sektörü, KOBİ’lere
istihdam yaratabilmeleri için finansman
sağlamalı ama kimse buna ilgi göstermiyor,
daha çok spekülasyona kayılıyor. ABD’de
KOBİ’lere verilen krediler küresel kriz öncesi
döneme göre %20 azaldı” diye konuştu.
Prof. Stiglitz, sosyal içermeyi sağlayan,
kamu ve özel sektörün birlikte çalışmasını
zorunlu kılan programların farklı yönleri ol-
duğunu belirterek, “Öncelikle finans sektörü
görevini ifa ederse rekabetçi ortamın inşa
edilmesi sağlanabilir ve başkalarına zarar ver-
menin önüne geçilir. İkinci olarak kamunun
altyapı, eğitim ve teknoloji yatırımları özel sektör yatırımlarını ta-
mamlar niteliktedir ve olmalıdır. Bazı ülkelerde kamu kesintilerinin
ön plana çıkarılması hata oldu” ifadesini kullandı.
Sosyal içermeyi sağlayan kamu özel sektörü birlikte çalışmasını
zorunlu kılan programların birçok farklı yönü olduğuna değinen
Prof. Stiglitz, “Finans sektörü görevini ifa ederse, rekabetçi bir or-
tamın inşa edilmesi sağlanabilir. Başkalarına zarar vermenin önüne
geçilir. İkinci olarak da, kamu sektörünün altyapı eğitim ve teknoloji
yatırımları, özel sektör yatırımlarını tamamlar nitelikte olmalıdır.
Bu bazı ülkelerde ABD de dâhil büyük hataların yapıldığı alan oldu.
Özel sektördekilerin çoğu kamu sektöründeki kesintileri ön plana
çıkardı. Ancak kamu sektörü harcamaları özel sektörü harcamalarını
tamamlar nitelikte. Tarihte bunun etkilerinin çok güçlü olduğunu gö-
rüyoruz. Büyük buhran zamanlarındaki hükümet kara yolu sistemine
yatırımda bulunuyordu. Demir yolu inşasında verimin artırılmasına
da özel sektör katkıda bulunuyordu. Yatırımları canlandıran yüksek
teknoloji, biyoteknolojiydi ve bütün bu sektörler ABD hükümeti tara-
fından, temel bilimlere, tıbbi araştırmalara yapılan yatırımlarla kamu
harcamalarıyla gerçekleştirildi. Temel taşların üzerine özel sektör inşa
edildi. Hükümetten kamu harcamalarını kesintiye uğratması isten-
diğinde, özel sektörün verimliliği göz ardı edilmiş oluyor. GSYH’nın
“ÇEVRE VE İŞÇİLER
SUİSTİMAL
EDİLMEMELİ”
“Özel sektörün temel rolü büyüme ve istihdam yaratmak. Aynı zamanda refahın
paylaşılması için de çok özel bir rolleri var. Kurumsal sosyal sorumluluk son dönemde karşımıza
çıkıyor. Dar bir tanımın dışına çıkılmalı. Önce bütün şirketler zarar vermemekle yola çıkmalı.
Örneğin mali sektör, ayrımcı bir şekilde kredi kullandırmaya başlattığından beri, piramidin en
altındaki parayı en üstüne kanalize etmeye başladı ama bunu hizmet sunarak değil, suistimal
yoluyla yaptı. İşte bu zarar vermektir. Çevreye zarar vermeyeceksin, kaynaklarımız kıt. Kıt
kaynaklarımıza fiyat koymamışız. Birçok ülkede kötü davranışın önüne geçmek için yeterli
çevresel düzenlemeler yok. Çevreye zarar vermemek çok önemli. Aynı zamanda işçilerin
suistimal edilmemesi çok önemli. Özellikle kırılgan bir durumdaki işçilerin sömürülmesinden
bahsediyorum. Örneğin ABD’de birçok şirket asgari ücret ödüyor. Bu yaşanılabilir bir ücret
değil. ABD, nispeten zengin bir ülke ama Avustralya’nın yarısı kadar bir asgari ücreti var. Full
time çalışan bir vatandaş yılda 15 bin dolar kazanır. Her yedi ABD’liden birinin devletin gıda
desteği olmadan yaşayamamasının sebeplerinden biri de bu. Hâlbuki full time çalışanın bunu
karşılayabilmesi lazım.”
1...,25,26,27,28,29,30,31,32,33,34 36,37,38,39,40,41,42,43,44,45,...132
Powered by FlippingBook