Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  92 / 132 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 92 / 132 Next Page
Page Background

İş Dünyası Vakfı Onursal Başkanı Ali COŞKUN:

DIŞ EKONOMİK

İLİŞKİLER KURULU

VE GELİŞMELER

EKONOMİK

FORUM

92

İ

ş Dünyası Vakfı Onursal Başkanı Ali

Coşkun, Dış Ekonomik İlişkiler Ku-

rulu’nun (DEİK) kuruluşunda yaptığı

çalışmalardan bugünkü yapısına şu

değerlendirmelerde bulundu:

“Sanayimizin ve ekonomimizin can

çekiştiği yıllardı yetmişli ve seksenli yıllar.

Karma ekonomik bir anlayışla yönetilmeye

çalışılan ülkemizde her şey devlet yöneti-

mine tabii idi. Kotalar tahsisler, döviz kıtlı-

ğının ve aşırı devletçi bürokratik engellerin

hakim olduğu çile dolu yıllar.

Türk parasını koruma, ihracatı geliş-

tirme ve benzeri kanunlarla ekonomimiz

adeta kilitlenmiş iflasın eşiğine sürüklen-

mişti. İthalatın sıkı devlet iznine bağlı ol-

ması yanında, ihracatta imkansızdı. Zira

her şey memurun iznine bağlıydı. Gerekli

izin ve döviz tahsisiyle dışarıdan ithal edi-

len bir tezgahın yedek parçası bile yüzün

üzerinde imza ile verilen izine ve fiyat tes-

cille mümkündü.

24 Ocak kararları

24 Ocak 1980 kararları, 12 Eylül askeri

müdahalesi devamında Anavatan parti-

sinin iktidar olması sonucu Turgut Özal

hükümetleri ile Türkiye yeniden dirilip

yepyeni bir yönetim anlayışı ile ekono-

mimiz dünyayla bütünleşmeye başlamış-

tı. Serbest piyasa ekonomisine geçiliyor

ekonomimiz libere edilerek birçok tabular

yıkılıyordu ve bir dizi reform uygulandığı

zor günlerdi. Zira Türkiye dışa açılırken,

en büyük engel yine devlet kuruluşlarıydı.

Bir masa, bir kasa

Türkiye'nin tanıtılması bile devletin

elindeydi. Uluslararası fuarlarda yoktuk.

Hazine’ye bağlı İhracatı Geliştirme Daire-

si’nin katıldığı fuarlarda ise bir masa bir

kasa, şanlı bayrağımızla temsil ediliyorduk.

Ülkemize gelen yabancı heyetlerin

muhatapları genelde memurlardı. KEK Kar-

ma Ekonomik Kurullarda sektörler temsil

edilmiyordu memurların gündeminde ise

klasik ihraç ürünlerimiz kuru incir, üzüm,

fındık, tütün, pamuk v.b. bilgiler vardı. Ül-

kenin üretim gücünü ve ihracat potansi-

yelini bilmiyorlardı.

1980 yılında bu sebeplerle doğrudan

yabancı yatırım bir milyar dolar, toplam

ihracatımız 3 milyar doların altındaydı ve

sadece petrol ithalatımıza bile yetmiyordu.

TOBB’da başkan seçilmiştim

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde

(TOBB) başkan vekilliğinden sonra başkan

seçilmiştim.

*Bir taraftan İstanbul ve Marmara

Bölgesi’nde yoğunlaşmış olan sanayimizi

Anadolu'ya yaymak.

*Özel sektör öncülüğünde yatırım,

üretim ve ihracat seferberliği kalkınma

modelini benimsemek.

*Ekonomimizin dünya ekonomileri ile

entegre olması için özel sektörün önün-

deki engellerin kaldırılması hususunda

yılmadan mücadele veriyorduk.

*Durumu kapsamlı şekilde başbakan

Turgut Özal'a sunduğumuzda büyük des-

tek gördük. Örnek olarak birçok yetkiyi

TOBB çatısı altındaki oda ve borsalarımız

bünyesine alabildik.

*KEK Karma Ekonomi Kurulları’nda sek-

tör temsilcilerimizde yer almaya başladı.

Bünyemizdeki Orta ve Küçük İşletmeler

Kurulu çalışmalarımızdan KOBİ kuruluş-

larını destekleyen ve Anadolu'ya yayan

KOSGEB kuruldu.

*İhracatı büyük ölçüde Hazine’nin yö-

netiminden kurtardık. TİM kuruldu.

*Türkiye dünyaya açılırken TOBB çatısı

ve 5580 sayılı yasa çerçevesinde Dış Eko-

nomik İlişkiler Kurulu’nu (DEİK) kurduk.

Kurucu başkan olarak bizzat ülkeler ara-

sındaki iş konseylerinin kuruluşlarını temin

için ülkemizle iş ilişkisi olan iş adamlarıyla

önemli ilişkilerin kurulmasını sağladık, ko-

lay olmadı ama başarabildik.

HABER

"Kurucu başkan olarak bizzat ülkeler arasındaki iş

konseylerinin kuruluşlarını temin için ülkemizle

iş ilişkisi olan iş adamlarıyla önemli ilişkilerin

kurulmasını sağladık, kolay olmadı ama başarabildik."