YÖNETİM
102
EKONOMİK
FORUM
üretiminde belli bir gelişme düzeyi yakalanma-
lı. Bu gelişme düzeyini yakalamanın öncüleri
olan
“girişimciler”
, mutlaka
“öncü alanlar”
üzerinde kafa yormuş olmalı. Aynı zamanda
net bilgi, etkin koordinasyon ve odaklanmayla
neleri yapabileceği, neleri yapamayacağını zi-
hinlerinde netleştirmeli.
Öncü alanlarda etkinlikleri sürdürebilme-
nin gerek şartı Ar-Ge yatırımlarına gerekli kay-
nağın ayrılmasıdır. GSYİH’nın %2-3’ünü Ar-Ge
için ayıramayan toplumlarda, girişimci enerjisi
çok fazla bir etkinlik yaratamıyor.
İkincisi, öncü alanlarda küresel ölçekte var-
lık gösterebilmek için
“anonsu kendinden
büyük ortak projeler”
gerekiyor. Ayrıca stra-
tejilerin net, kaynakların yeterli, süreklilik ve
kararlılığın güven altında olması bu projelerin
olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Söz ko-
nusu koşullar yerine getirildiğinde, girişimciler
bu alanlara odaklanabilir, gerekli zaman, emek
ve kaynağı ayırarak etkin sonuçlar alabilir, sür-
dürülebilir rekabet düzeyinin yükseltilmesine
katkı yapabilir.
Üçüncü bir husus, toplumsal iklimin sür-
dürülebilir rekabette değer katan girişimci
enerjisiyle ilişkisi oluyor. İnançtan düşünceye
geçmiş, taklit aşamasından yaratıcılık düzle-
mine erişmiş, görgüye dayalı düşünceyi aşarak
soyutlama yeteneğini yakalamış, tasarım ve
moda yaratmada öncülük konumuna erişmiş,
teknolojinin yarattığı homojenliği
“marka ve
imaj”
yaratarak aşabilmiş toplumsal algıların
yaygınlığı ve derinliğinde girişimci çok daha
etkin, verimli ve sonuç alıcı olabilir.
Bilinçli bir etkilenmede ilgi, amaç ve hedef
netliği, araç ve ortam zenginliği belli bir yo-
ğunluğa erişmelidir ki,
“yaygın inovasyon”
bir toplumsal yaşam biçimi haline dönüşsün.
Girişimcinin çok temel besin kaynakla-
rından biri de toplumsal iklimdir. Toplumsal
davranışları yönlendiren ve olgunlaştıran tar-
tışmaların gündemi, yoğunluğu ve yaygınlığı
önem olduğu kadar, bir girişimci, toplumsal
iklimden beslenmiyorsa, bireysel kalır, kapsa-
yıcı kurum girişimciliğinden yeterince yarar-
lanamaz, girişimci enerjisini etkin ve verimli
kullanmada zorlanır.
Sürdürülebilir rekabet yaratmada girişim-
cinin rolü ve işlevi tartışmasız öneme sahip.
Sadece genç nüfusa sahip olmak, genetik özel-
likleriyle girişimci bir toplum olmak da yeterli
değil. Girişimcilik, değişen iş çevresine uyum
için sürekli yatırım yapılması, geliştirilmesi
ve kendini yeniden üretmesi gereken bir insa-
ni özellik. Girişimci kitleye ve enerjiye sahip
olmak bir üstünlüktür ama
“girişimci verim-
liliği”
gözetilmeden asla hak ettiği düzeye
ulaşılamaz.
Gelişmiş ülkelerin eğitim ve öğretim ola-
nakları, bireysel kapasitelere yatırım yapacak
kaynaklara sahip. Ayrıca, gelişmenin yarattığı
çekicilik, dünyanın yetişkin insanlarının beyin
gücünü kullanmada üstünlükler yaratır. Öte
yanda, eğilimleri yaratan güçlerin, fırsat ve
tehlikeleri değerlendirme, geleceği inşa etme-
de standartları belirlemede de üstünlükleri
bulunur.
Girişimcilik enerjisine yatırım yapılması
gereken yerler, gelişen pazarlara sahip olan
ülkelerdir. Bu açıdan atılması gereken ilk adım,
kadın nüfusunun iş yaşamına girişini kısıtlayan
bütün engelleri kaldırarak, toplum enerjisinin
yarısını oluşturan, sezgilerindeki gelişme nede-
niyle akıl terinde büyük potansiyelleri harekete
geçirebilme gücü olan kadınların durumunu
değerlendirmek de gerçek bir girişimcilik olur.
Fırsat alanı iki temel sınır arasında yer alır.
Özelinde enerji verimliliğini, genelinde de ileri
teknoloji sınırlarını zorlamayı gerektirir. Uyum
alanını genişletmek için insanın fiziki ve düş
enerjisi sınırlarını zorlamak kadar ileri tek-
nolojilerin (termodinamik ilkelerle kuantum
mekaniği uygulamalarını bütün olarak ele alan
teknolojileri) sınırlarını zorlamak girişimcinin
sürdürülebilir rekabet yaratmasının gerek şartı.
Bir girişimci, enerji ve ileri teknoloji sınırlarını
zorlamadan sürdürülebilir rekabet yaratabilir
mi? Keskin bir anlatımla
“yaratamaz”
deme-
yelim ama etkili maddi ve kültürel zenginlik
üretimini gerçekleştiremez, sürdürülebilir re-
kabeti uzun soluklu kılamaz.
ÖNCÜLÜK ALANI
Genel anlamda kaynak verimi, özelinde
enerji verimini ve ileri teknoloji sınırlarını
zorlayacak düzeye ulaşmadan fırsat alanlarını
değerlendirerek maddi ve kültürel zenginlik
Kadın
nüfusunun
iş yaşamına
girişini
kısıtlayan
bütün engelleri
kaldırarak,
toplum
enerjisinin
yarısını
oluşturan,
sezgilerindeki
gelişme
nedeniyle akıl
terinde büyük
potansiyelleri
harekete
geçirebilme
gücü olan
kadınların
durumunu
değerlendirmek
de gerçek bir
girişimcilik olur.