lanmayı uygun görmemiş, gerekli şartların
tesisini ve bilhassa bu konuda halkın güvenini
kazanmayı beklemiştir. 1923’den 1933’e kadar
geçen devrede borçlanma için gerekli siyasi,
iktisadi, mali ve psikolojik şartları hazırlamış
ve ilk borçlanma 1933 yılında ülke ekonomi-
sinde önemli rolü olan kalkınmanın ilk safha-
sında ön planda gelen demiryolu inşasında
kullanılmak amacıyla yapılmıştır.
1933 Ergani borçlanması
İlk iç borçlanma Fevzipaşa-Diyarbakır
hattının inşasında kullanılmak üzere 12 Ocak
1933’de gerçekleşti. Her türlü resim ve ver-
giden muaf olan bu borçlanma 16 Nisan
1953’den itibaren 20 yılda ödenecektir.
Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında
yapılan 18 milyon liralık iç borçlanmanın ba-
şarısızlığı ve halk üzerindeki olumsuz etkisi
yüzünden Ergani borçlanmasına gidilirken
çok dikkatli davranılmış ve borçlanma Milli
İktisat ve Tasarruf Cemiyeti etrafında milli bir
kampanya haline getirilmiştir.
Sivas-Erzurum
Demiryolu borçlanması
1933’de Sivas-Erzurum demiryolunun
inşasına başlanmıştı. Hükümet ısrarla demir-
yolu politikasını gerçekleştirmek istiyordu.
Fakat bütçe de buna pek imkân vermiyordu.
Dolayısıyla iç borçlanma zorunlu hale geli-
yordu. İsmet Paşa bu konuda: “Dahili istikraz
sistemi milli kalkınmanın en güvenilir vası-
tasıdır.” diyerek iç borçlanmaya olan ihtiyacı
ifade ediyordu.
Sonuç
1924’de başlayan yeni demiryolu yapım-
larında, askeri kaygılar yanında doğal kaynak-
lara ulaşılmak istenmiştir.
Demiryolu yapımlarında ilk yıllarda ağırlık
olarak yabancı inşaat şirketleri faaliyette bu-
lunurken 1933’den sonra Türk müteahhit ve
şirketleri tercih edilmiştir. Yabancı sermaye-
nin gelmeyişi sebebiyle, inşaatlar bütçeden
finanse edilmiştir. 1928’de bütçeden demir-
yolu inşaatlarına %13.98 pay ayrılması, bu
yıllarda demiryolu inşaatlarına verilen öne-
min göstergesidir. Ülkenin coğrafi yapısının
demiryolu yapımlarına uygun
olmayışı, çok fazla sayıda tünel
ve köprü yapımı gerektirmiş,
bunlar da maliyeti arttırmıştır.
Düz arazide 45 bin lira olan km
inşaat maliyeti, dağlık arazide
300 bin liraya kadar yükselmiştir.
1923-1950 döneminde de-
miryolu politikasının hedeflerine
önemli ölçüde ulaşılmıştır. Yapı-
lan demiryollarıyla ülkenin savun-
ması daha kolay hale gelmiştir.
Bakır, demir ve kömür bölgeleri-
ne ulaşılarak ülkenin hammadde
kaynaklarının işletilmesi imkânı
doğmuştur. Ülkenin Orta ve Doğu
bölgeleri Akdeniz ve Karadeniz
limanlarına açılmıştır. Böylece
bölgeler arasında iktisadi bütün-
lük sağlanmıştır. Ucuz taşımacılık
türünden kazanç elde edilmesini
sağlayınca, üretici kesimdaha fazla
üretme çabasına girmiştir. Diğer
taraftan indirimli tarifeler sanayinin
gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Ancak bununla birlikte Türki-
ye’nin ulaşım politikasında 1948’de
meydana gelen değişimde dış yön-
lendirmelerin de etkisi olmuştur.
ABD’li yol uzmanlarının Türkiye’de
yaptıkları incelemeler sonucunda
113
EKONOMİK
FORUM
hazırladıkları raporda demiryollarının Van’a
kadar uzatılması dışında önemli bir ihtiyaç
bulunmadığı, buna karşılık karayolu yapım-
larına ağırlık vermesi gerektiği şeklindeki
görüşlerin kabul görmesi üzerine 1924-1948
döneminde Türkiye’nin ulaşım sorununun
çözümünde etkili olan demiryolları geri pla-
na itilmiş oldu. Osmanlı zamanda ulaşımda
görülen Avrupa etkisi, Türkiye Cumhuriye-
ti’nde yerini ABD’ye bırakmış oldu.
1950’ye gelindiğinde Türkiye’de 3840
km’si şirketlerden alınan 3579 km’si yeni ya-
pılan, 256 km’si de Ruslardan kalan Hasanka-
le-Sarıkamış-Sınır hattı olmak üzere toplam
7675 km demiryoluna ulaşılmıştır.
Maalesef 1950’den bu yana bazı zorunlu
hatların dışında hemen hemen hiç demir-
yolu yapılmamış Amerika’nın önerdiği petrol
ve otomobil tüketimini körükleyen karayolu
politikası benimsenmiştir.
Cumhuriyet Hükümetleri’nin demiryo-
luna verdiği önemin isabeti yeni yeni anlaşıl-
maya başlanmıştır.
Afet İnan-Atatürk döneminde
demiryolları siyaseti, hükümetin
başlıca konusudur. Onun üzerinde
çok hassasiyetle dururdu ve daima
nerede ne zaman bitiyor takip
ederdi. Recep Peker haritalarla
demiryolu yapılacak yerleri
gösterirken ben de bulunmuştum.
Her yere demiryolu gidiyordu. Ben
şaşırdım Atatürk’e “Acaba hepsi
olabilecek mi” dedim. ”Olduğu
zaman görürsün” dedi.
Bir gün Adana’dayız. Birisi geldi
“Malatya demiryolu bitmiş fakat
henüz açılışı yapılmamış” dedi.
Atatürk “Derhal tren hazırlansın
Malatya’ya gideceğiz” dedi.
Bana da dönerek. ”Gördün
mü, kağıt üzerindekiler
uygulanmaktadır, işte bugün
Malatya’ya gidiliyor” dedi.
(Atatürk’ten Duymadığınız
Anılar. Nazmi Kal)
Bir anı




