111
EKONOMİK
FORUM
millileştirme politikası sonucunda, yabancı
şirketlerin işlettikleri 3840 kmuzunluğundaki
demiryolu devlet eline geçti. Tüm hatların
ödemeleri taksitlere bağlanarak ödendi.
Raylar döşeniyor
1920’de Mustafa Kemal Atatürk’ün yöne-
timinde toplanan hükümetinin ilan ettiği ilk
programında; Ankara’dan Yahşihan’a kadar
şimendifer döşeneceğidir.
Yahşihan 1 Mart 1924’de vurulan ilk kaz-
ma ile çelik yollarla yurdu örmenin ilk du-
raklarından biri oldu. 1925 yılında bitirilen
Yahşihan, Cumhuriyetin ilk istasyonu olarak
tarihte yerini aldı.
1. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele’de
Ankara’nın doğusunda demiryolunun bu-
lunmayışından dolayı büyük zorlukla karşı-
laşıldığı için Cumhuriyetin ilanından sonra
ele alınan ilk demiryolu yapımı Ankara-Sivas
hattı olmuştur.
Bu hattın uzunluğu 1149 km olup ya-
pımına 1924 yılında başlanmış 1927 yılında
Kayseri’ye,1930 yılında Sivas’a,1938 yılında
Erzincan’a ve 1939 da Erzurum’a ulaşmıştır.
Yapımına Türk müteahhitler tarafından
başlanan, toplam uzunluğu 602 km olan
Ankara –Sivas hattında 36 tünel vardır.
Ankara-Sivas hattı 30 Ağustos 1930 da
görkemli bir törenle açıldı.
İsmet İnönü’nün Cumhuriyetin demir-
yolu politikasını anlattığı törende Dr. Necdet
Bey’in konuşması anlamlıydı. “Ankara Sivas
arasını 10 günden 1 güne indiren bu demir-
lerdir. Kurak tarlalara, kıraç ovalara bolluk ve
zenginlik getiren işte bu demirlerdir. Bu demir
değil altın yoludur. Gözünüz aydın İşte tren
geldi. Demiryolu Cumhuriyetin çelik koludur.
Artık Sivas hiçbir yere uzak değildir.”
1924 yılında Ankara’dan döşenmesine
başlanan demiryolu 1933 yılında, dokuz yılda
2048 km yeni demiryoluna ulaştı.1928 den
başlayarak yabancıların elindeki demiryolu
hatları satın alınmaya başlandı. 1938’e kadar
4112 km demiryolu satın alındı. Demiryolu
yapılıyordu, halk memnundu ama yobazlar
boş durmuyordu. Kayseri’de bir hoca “Trene
binmek dinen caiz değildir, gavür icadidir, ki-
tapta yeri yoktur”diye vaaz veriyordu.”Kitapta
yeri yok” diyor ama hangi kitapta olduğunu
söyleyemiyordu.
1926 yılı Türkiye Cumhuriyeti tarihinde
“şimendifer yılı”ilan edildi.“Türkiye’yi çelik ağ-
larla örülmüş görmek en büyük emelimizdir”
diye yola çıkan Cumhuriyet hükümetleri“dev-
let kuvvetiyle şimendifer yapılmaz”diyenlere,
Türkler demiryolunu işletemez diyenlere en
büyük cevabı verdiler.
Yer verdiğimiz haritada göreceğiniz gibi
Anadolu’da 3170 km yeni demiryolu yapıldı
ve 4180 km yabancı demiryolu satın alındı.
Haritada kırmızı çizgiler Cumhuriyetin
yaptığı, yeşiller Osmanlıdan kalıp satın alınan
demiryollarıdır.
Atatürk döneminde
yapılan demiryolları
Atatürk döneminde yapılan demiryolları
şöyledir (Hattın açılış tarihi parantez içinde
belirtilmektedir):
Ankara - Kayseri (1927),
Kayseri - Sivas (1930)
Fevzipaşa - Malatya (1931),
Samsun-Sivas (1932)
Kütahya - Balıkesir (1932)
Ulukışla - Kayseri (1933)
Malatya - Ergani (1934)
Irmak - Filyos (1935
Ergani - Diyarbakır (1935),
Afyon - Karakuyu (1936),
Isparta - Bozanönü (1936)
Sivas - Çetinkaya (1937)
Malatya - Çetinkaya (1937)
Çetinkaya - Erzincan (1938).
Bu hatlarla bir taraftan kömüre, diğer
taraftan şarka uzanan, Akdeniz’e doğru Si-
vas’tan sarkan demiryollarımı yurdu demir
ağlarla ördü. 10. yıl marşında söylenen“Başta
bütün milletin saydığı başkumandan demir
yapımı için 13 milyon lira ödenek konularak
hemen Ankara-Sivas hattının raylarının dö-
şenmesine başlandı.1924 yılı bütçesi gelirinin
129 milyon, giderinin 176 milyon lira olduğu
ve bir yaşındaki Cumhuriyetin ilk aşamada
çözmesi gereken birçok sorunlarla karşı kar-
şıya olduğu düşünülürse ilk bütçeden de-
miryolu yapımı için 13 milyon gibi büyük
bir miktarın ayrılması demiryolu konusunda
kararın bir göstergesidir.
Millileştirme politikası
Cumhuriyet ilan edildiğinde Türkiye’de
yabancılar tarafından imtiyazla işletilen 3756
km demiryolu vardı. Atatürk yabancıların
sahip olduğu demiryolu hattının satın alın-
masını istiyordu. Fethi Okyar ise hattın satın
alınmasını mali yönden imkânsız görmek-
teydi. Diğer taraftan hükümet hatları satın
almak için ödenecek para ile yeni demiryolları
inşasını gerçekleştirmek istiyordu.
Bu düşünce yararlı gibi görülebilir ancak
yabancıların bu hatlar üzerinde ve çevresin-
de imtiyazları düşünüldüğünde Atatürk’ün
ülkenin tek karış toprağında yabancı imti-
yazı ve egemenliğini reddeden ilkesine ters
düştüğü kolayca görülebilir. Millileştirme
ülkede tambir egemenlik kurma ihtiyacından
doğmuştur.
Hükümetin görüşüne rağmen Meclis’in
çoğunluğu Anadolu demiryollarının satın
alınması ve devlet tarafından işletilmesi gö-
rüşünü benimsedi ve hatların satın alınmasını
kararlaştırıldı.
Cumhuriyet Hükümeti’nin başlattığı




