Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  91 / 132 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 91 / 132 Next Page
Page Background

91

EKONOMİK

FORUM

ülkelerin zarar ve kayıplarının asgariye

indirilmesi gerekliliği kabul edilse de, ge-

lişmiş ülkeler tarafından bir yükümlülük

üstlenilmesi ya da tazminat ödenmesi

anlaşmaya alınmadı.

Özetle, zengin ülkeler, fakir ülkelerin

iklim değişikliğinden kaynaklanan zararla-

rının karşılanması konusunda yükümlülük

almaktan kaçınıyorlar. Bu konunun metin-

de yer almaması için özelikle ABD büyük

çaba sarf etti. İklim değişikliğinin ger-

çekliği ve bilimselliği konusunda şüpheci

ve retçi Cumhuriyetçilerin çoğunlukta

olduğu bir Amerikan Kongresi’nden böyle

bir yükümlülüğün yer alacağı anlaşmanın

onaylanması pek muhtemel görünmüyor.

Yükümlülüklerin Her Beş Yılda

Bir Gözden Geçirilmesi:

Kyoto Proto-

kolü’nün yukarıdan aşağıya yaklaşımını

aksine Paris Anlaşması, ülkelerin gönül-

lü olarak sunduğu ulusal katkı beyanları

doğrultusunda yükümlülük getiriyor.

COP21’den yaklaşık iki ay önce, Tür-

kiye

2

de dâhil çoğu ülke küresel kolektif

azaltım hedefine yönelik Ulusal Olarak

Belirlenmiş Katkılarını (INDC) Birleşmiş

Milletler Sekretaryası’na sunmuştu. Ne

var ki, ülkeler tarafından beyan edilen

INDC’ler şimdilik gezegeni +3°C’lik sıcak-

lık artışıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu da

anlaşmanın 2°C ve 1,5°C hedeflerinin bir

hayli üzerinde. Yani, ülkelerin iklim deği-

şikliğiyle mücadelede ortaya koydukları

politika hedefleri anlaşmada ortaya konu-

lan hedefleri tutturmaya yetmiyor.

Ayrıca, INDC’ler anlaşmanın parçası ol-

madıkları gibi hiçbir bağlayıcı yükümlülük

taşımıyor. Anlaşma metni, bu INDC’lerin

her beş yılda bir güncellenmesini öngö-

rüyor. Anlaşma 2020’de yürürlüğe gire-

ceği için birinci güncelleme 2025 yılında

olacak. Anlaşma metninde, ülkelerden

hedeflerini geliştirmeleri bekleniyor. Ortak

fakat farklılaşmış sorumluluk ilkesini baz

alan anlaşma; tüm tarafların ulusal şart-

larını dikkate alarak yeni ulusal katkılarını

mevcut INDC üzerinde sera gazı azaltımı-

na katkı sağlayacak şekilde geliştirmesi

gerektiğini belirtiyor.

Diğer taraftan, sivil toplum kuruluş-

ları revizyon için 2025 yılını çok geç bir

tarih olarak değerlendiriyor. Fransa’nın da

içinde bulunduğu bazı ülkeler ise 2025’i

beklemeden revizyona gideceklerini şim-

diden ilan ettiler.

Şeffaflık:

Paris Anlaşması, ülkeler ta-

rafından emisyonları konusunda verdikleri

bilgilerin uzman bir komite tarafından

kontrol edilmesini sağlayacak bir şeffaflık

mekanizması öngörüyor.

Yürürlüğe Giriş:

Paris Anlaşması,

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çer-

çeve Sözleşmesi’ne (BMİDÇS) taraf olan

ülkelerin kendi ulusal meclislerinde onay-

lamasıyla birlikte 2020 (Kyoto Protokolü

2020’de son buluyor) yılından sonra uy-

gulanmaya geçiliyor.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için,

22 Nisan 2016 tarihinden itibaren dünya

emisyonlarının en az %55’ni temsil eden

en az 55 ülke tarafından anlaşmanın onay-

lanması gerekiyor. Türkiye’de de TBMM ta-

rafından onaylanması gerekiyor. Anlaşma

yürürlüğe geçtikten üç yıl sonra bir ülke

istediği taktirde antlaşmadan çekilebilme

hakkına sahip.

Hukuksal OlarakBağlayıcılık:

Fran-

sız Cumhurbaşkanı ve Dış İşleri Bakanı Paris

Anlaşması’nın hukuksal olarak bağlayıcı ol-

duğunu ifade etseler de, hukukçular arasın-

da bu konuda tam görüş birliği bulunmu-

yor. Çünkü anlaşmada, yükümlülüklerini

yerine getirmeyen ülkelere herhangi bir

cezalandırma mekanizması bulunmuyor.

Fakat Anlaşma sonuçlara ve araçlara dair

2)

Türkiye’nin sunduğu INDC’de sera gazı emisyonlarının 2012 yılı referans alındığında 2030’a kadar %21 oranında artıştan azaltım taahhüdü yer alıyor.

COP21'e ev sahipliği yapan Fransa'nın başkenti Paris'te çevreci gruplar çeşitli göteriler düzenlediler.

görüşmeleri sürerken dışarıda ilgi çekici gösterilerle katılımcılar etkilenmeye çalışıldı.