Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  113 / 132 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 113 / 132 Next Page
Page Background

113

EKONOMİK

FORUM

Eğitim ile gelen başarı…

Bu dönemde dış ticaret açığı yoktu.

1938 hariç her yıl dış ticaret fazlası vermişti.

İthalatın 1923-29 yıllarındaki payı %15

iken bu dönemde bu pay %7 dolayına

düştü.1923-1929 arasında sanayi üretimin

artış hızı % 11,3 olmasına rağmen 1930-39

yılları arasında %18 oldu.

1930-1939 yılları arasında dünyada

kalkınan ülkeler sıralamasında Türkiye,

Japonya ve Almanya’dan sonra 3. sırada

gelmektedir. Bu rakamlar sanayileşme yo-

lunda ne kadar sağlam adımlar atıldığının

bir göstergesidir.

Bu başarılar nasıl bir eğitim ve yetiş-

miş insan gücü ile sağlandı? Bu dönemin

Türkiye’deki eğitim ve yetişmiş insan gücü

konusunda da bilgi vermek isterim. Ör-

neğin dünya iktisat buhranının ardından

başlatılan çalışmalarla devletçilik modelini

bulan Türkiye’de 1930’lu yıllarda tek üni-

versite vardı.

Bugün bir lisenin mevcudu kadar lise

öğrencisi ve tek üniversite ile bu başarıları

sağlayan planlı kalkınma modeli maalesef

Atatürk’ten sonra terk edilecektir.

Türkiye planlı ekonomiye 1960’dan sonra

tekrar döndü. Bu dönemdeTürkiye Rusya’dan

alınan 200 milyon dolar kredi ile İskenderun

ve Sivas Demir-Çelik, Seydişehir Alüminyum,

ArtvinYonga, Bandırma Gübre ve Petkimgibi

temel sanayi kurumlarını kurdu.

Daha sonra iktidara gelen ve “Bize plan

değil pilav gerek”diyen mühendis Başbakan

Süleyman Demirel iktidarında plan terk edi-

lecek popülist, eş dost hatırı için yapılan ya-

tırımlar yerini alacak ve Devlet Planlama Teş-

kilatı sıradan bir kurum haline getirilecektir.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1932 yılın-

da İş Bankası başkanlığından İktisat Veka-

leti’ne getirilen Celal Bayar’ın döneminde

tamamlandı.

İlk Beş Yıllık Plan devletin bir sanayi yatı-

rımları listesidir. Devletin alt yapı yatırımları,

sağlık eğitim gibi harcamaları, tarım sektörü

planda yoktur. Bu dönemde bu konularda

da çok büyük yatırımlar yapılmıştır. Bu başka

bir yazının konusudur. Sadece şu kadarını

söyleyeyim3170 kmyeni demiryolu yapılmış

yabancıların imtiyazında ve elinde olan 4180

km demiryolu satın alınmıştır.

Kaynak vergilerden oluşuyordu

Sanayi programının kaynağını vergiler

oluşturmuştur. Kendi olanakları ile gerçek-

leşmiştir. Devletçilik dış yardım ve krediler

olmadan kalkınmanın mümkün olacağını

göstermiştir. Özel kesimin itibar etmedi-

ği devletçilik sayesinde Anadolu tesislere

kavuşmuştur. Ülkenin her tarafına sanayi

götürülmüştür.

Konya Ereğli, Malatya, Nazilli, Tosya, Iğ-

dır, Turhal, Karabük o zamanlara göre ücra

köşelerdir. Oralara sanayi götürülmüş halk

iş bulmuş yöresinde mutlu olmuştur. Daha

sonraki yıllarda sanayi Bursa, Kocaeli ve

İstanbul üçgenine yığılarak bölgesel den-

geler bozulmuş hem nüfus bakımından

hem kalkınmışlık bakımından doğu ile batı

arasında büyük farklar oluşmuştur. Sundu-

ğumuz harita Atatürk’ün bölgesel kalkın-

maya ne kadar önem verdiğini, nerelerde

hangi fabrikaların ve ekonomik işletmelerin

kurulacağını göstermektedir.

Yiğit bir savaş…

Şevket Süreyya Aydemir“Tek Adam”isimli

eserinde;“Bu başarıyı Lozan ruhuna, siyasi ve

ekonomik bağımsızlık hırsına, emperyalist bir

gayrete bağlamak ve milli ekonomi üstünde

da kurulması önerilen 20 fabrika hakkında

raporlar, ikinci kısımda ise iktisat vekaletinin

yeniden kurulması için öneriler yer alıyordu.

Dönemin Başbakanı İsmet İnönü 1932

yılında sanayi planını başlatmak, gerekli kre-

diyi bulmak üzere Sovyetler Birliği ve İtalya’yı

ziyaret etti. Sovyetler Birliği’nden 8 milyon

dolarlık bir krediden başka planlama uzman-

ları da istendi.

Sovyet kredisinden yararlanıldı

Birinci Sanayi Planı’nın uygulanması için

45 milyon lira öngörülmüşken bu rakam

önce 65 milyona daha sonra 100 milyona

çıkarıldı. Sovyet kredisi ile dokuma fabrika-

larının dışında kalan tüm yatırımlar devlet

bütçesi ile karşılandı. Sovyet kredisi karşılıklı

mal değişimi ilkesi ile alınmıştı. Kredinin kar-

şılığı ihracatla (narenciye) ödendi. Planda

öngörülen 23 fabrikadan 19’u faaliyete geçti.

1930-39 arası sanayileşme doğrultu-

sunda ilk ciddi adımların atıldığı yıllardır. Bu

yıllarda büyüme hızı %11,6’dır. Dönem son

bulduğunda Türkiye üç beyazları yani un,

şeker ve dokumayı yerli üretimle karşıladı.

Metalürji, özellikle demir-çelik, kağıt ve

kimya sanayi kollarında ilkmodern tesisler bu

yıllarda kuruldu. İnşaat malzemesi ve çimen-

to üretiminde büyük artışlar gerçekleştirildi.

Makine ve teçhizat yatırımlarındaki ortalama

yıllık artış hızı %10 dolayında gerçekleşti.

Bütün bu başarılar ekonominin öz kay-

nakları ile borçlanılmadan gerçekleştirilmiş

olması da ayrıca takdire değerdir.

Öğrenci sayısı (bin)

Tarih

İlk Orta Lise Meslek

Teknik Yüksek

1930

489.3 27.1 5.7 9.1

4.2

1933

591.2 42.3 9.6 7.7

5.9

Kaynak:

DİE-Türkiye’de toplumsalgelişmenin50yılı.