forum 250 - page 93

parasal düzenlemeler, şeffaf ve işbirliği içinde yapıl-
ması durumunda sorunsuz ve herhangi bir finansal
çalkantıya meydan verilmeden uygulanabilir.
Ancak Birleşik Krallığın geri kalanı, AB ve
NATO, İskoçya’ya ders vermek veya diğerlerine
gözdağı vermek (örneğin Katalonya) amacıyla re-
ferandumdan çıkabilecek “Evet” sonucuna kindar
bir şekilde yaklaşırsa, durum çok kötüleşebilir ve
maliyet de çok yüksek olabilir. Farz edelim ki, yeni
kurulmuş bağımsız bir İskoçya AB ve NATO’dan
ihraç edildi ve uzun bir süre bir daha üye olamaya-
cağı bildirildi. Böyle bir senaryoda, finansal krize
yol açılabilir ve hem İskoçya hem de Birleşik Kral-
lığın geri kalanı bundan ekonomik zarar görebilir.
Asıl mesele, ayrılığın maliyetinin kaçınılmaz
değil, bir seçenek olduğudur. Maliyetin büyüklü-
ğü, esas olarak Birleşik Krallığın geri kalanının,
AB’nin ve NATO’nun bağımsızlık kararı çıkması
durumunda nasıl tepki verecekleri ve yeni bağım-
sızlığına kavuşmuş bir İskoçya’nın müzakerelerde
ne kadar alçak gönüllü davranacağıdır. Eğer soğuk-
kanlılık ağır basarsa, İskoçya’nın bağımsızlığı göre-
celi olarak daha düşük bir maliyetle gerçekleşebilir.
İSKOÇYA BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETSE BİLE…
Yeni ortaya çıkan devletlerarasındaki sorunların
büyümesini önleyebilecek AB ve NATO gibi önemli
kurumların bulunmadığı yerlerde ulusal ayrılıkçı-
lığın tehlikeleri daha da büyüktür. Bu tür durum-
larda, ulusal hükümetin veya bölgesel hükümetin
karşı çıktığı tek taraflı bağımsızlık talepleri, sıklıkla
ticaretin ve finansmanın sekteye uğramasına neden
olmaktadır. Ayrıca yine Sovyetler Birliği, Yugoslavya
ve en son da Sudan örneklerinde gördüğümüz gibi
sıklıkla savaşa yol açmaktadır.
Söz konusu örneklerde ayrılık sonrası ciddi
ekonomik ve siyasi krizler çıkmış ve bazıları halen
de sürmektedir. Eski Yugoslavya ve Sovyetler Birliği
örneklerinde, AB ve NATO ortaya çıkan yeni devlet-
lerin bazılarını kendi bünyelerine aldılar ve böylece
önemli jeopolitik gerilimlere neden oldular.
Uluslararası politika, 21. yüzyılda artık yalnızca
ulus devlet kavramı üzerinden yürüyemiyor. Ulusal
refah açısından son derece önemli olan meseleler
çoğu (ticaret, finans, hukukun üstünlüğü, güvenlik
ve fiziki çevre), etkili bölgesel ve küresel kurumların
varlığına bağımlı hale geldi. İskoçya, bağımsızlığını
ilan etse bile, Avrupa ölçeğinde ve küresel ölçekte
sıkı kurallar ile sorumluluklara tâbi olacak ve olma-
ya da devam etmelidir.
Şahsen ben, İskoç demokrasisini ve kültürel
kimliğini bir şekilde destekleyeceği için İskoçya’nın
bağımsızlığına olumlu bakıyorum. Ancak
İskoçya’nın bağımsızlığını, İskoçya’nın ve Birleşik
Krallığın geri kalanının güçlü, etkin bir AB’nin ve
NATO’nun bir parçası olmaya devam edecekleri
varsayımıyla destekliyorum.
Referandumdan İskoçya’nın bağımsızlığı yö-
nünde karar çıkması, AB’nin daha etkin bir şekilde
yönetilmesi açısından katkısı olacağı aşikâr. An-
cak, eğer AB ve NATO, bağımsızlığını kazanacak
İskoçya’yı dışlamak suretiyle “cezalandırmaya” kal-
karsa, yalnızca İskoçya ve Birleşik Krallık açısından
değil, Avrupa demokrasisi ve güvenliği açısından da
gerçek bir felaketle karşılaşabiliriz.
Telif Hakkı:
Project Syndicate, 2014.
Uluslararası
politika,
21.
yüzyılda artık
yalnızca ulus
devlet kavramı
üzerinden
yürüyemiyor
.
Ulusal refah
açısından son
derece önemli
olan meseleler
çoğu (ticaret,
finans, hukukun
üstünlüğü,
güvenlik ve
fiziki çevre),
etkili bölgesel ve
küresel kurumların
varlığına bağımlı
hale geldi.
EKONOMİK
FORUM
93
i
1...,83,84,85,86,87,88,89,90,91,92 94,95,96,97,98,99,100,101,102,103,...132
Powered by FlippingBook