Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  106 / 132 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 106 / 132 Next Page
Page Background

EKONOMİK

FORUM

106

Hipertansiyon

ve tedavisi

Toplumda yaygın olarak görülen sistemik arteriyel hipertansiyon kalp

damar hastalığı, ölümleri artıran önemli nedenlerin başında gelir. Kontrol

altına alınamayan hipertansiyon, beklenen hayat süresini 10-20 yıl azaltır.

Toplumda yaygın olarak görülen sistemik

arteriyel hipertansiyon kalp damar hastalığı

ölümleri artıran önemli nedenlerin başında

gelmektedir. Kontrol altına alınamayan hi-

pertansiyon, beklenen hayat süresini 10-20

yıl azaltmaktadır. Sadece tedavi alan şiddetli

hipertansiyonlularda değil, hafif hipertansi-

yonlularda da ölümve hastalıklarda da önem-

li azalmalar olmaktadır. Sistolik kan basıncı

için 140 mmHg, diyastolik kan basıncı için 90

mmHg sınır kabul edilirse erişkin kadın ve er-

keklerde hipertansiyon sıklığı %36 ve%49’dur.

Erkeklerde daha yüksek

Uygun teşhis ve tedavi ile kalp, beyin

ve böbrekle ilgili komplikasyonlarda önemli

azalmalar sağlanır. Erkeklerde 55 yaşına ka-

dar hipertansiyon gelişme riski daha yüksek

olduğu halde, kadınlarda 75 yaşından sonra

hipertansiyon sıklığı daha yüksektir. Ancak,

bütün yaşlarda komplikasyon riski erkeklerde

SAĞLIK

H

ipertansiyon tedavisinde ilk ve

önemli adım kan basınç sevi-

yesinin dikkatli tespitidir, sık ve

dikkatli ölçüm yapılmalıdır. Fi-

ziksel, emosyonel streslerle 30 mmHg kadar

yüksek çıkabilir. Uyku esnasında kan basıncı

düşer. Yataktan kalkınca, sabah erken saatler-

de belirgin yükselir.

TOBB ETÜ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı

Prof. Dr. Kenan Ömürlü de hipertansiyon ve

tedavisi ile ilgili önemli bilgileri bizimle pay-

laştı. Dr. KenanÖmürlü’nün açıklamaları şöyle:

“Stephen Haks isimli papaz ve botanikçi

1714 yılında atın boyun atar damarına 4,2m

yüksekliğinde bir cam kolona tutturulmuş

katlanabilen kaz soluk borusu ile ilk kez atar-

damardan kan basıncını ölçmüştür.

1905’te Sergei Karotkoff Çin’de Boxer

ayaklanması sırasında yaralı askerlerin ta-

kibinde kan basınç ölçümü, dinlemedeki

sesleri tanımladı.

daha yüksektir. Dünyada en yüksek hipertan-

siyon siyah ırkta görülmektedir.

Hipertansif hastaların büyük çoğunlu-

ğunda yani yaklaşık %95’inde-primer (esan-

siyel) hipertansiyon mevcut olup patogene-

zinde çeşitli mekanizmalar söz konusudur.

Sekonder (nedeni belli olan) (ikincil) hiper-

tansiyon şekli ise daha seyrek görülür. Bu

grup hastaların tanı ve tedavilerinde son

zamanlarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

Hipertansiyon ile normal kan basıncı ara-

sında kesin bir sınır çizgisi yoktur. Belli bir kan

basınç seviyesini normalin üst sınırı olarak

kabul etmek, bu seviyeden sonra kalp damar

hastalıkları riskleri artıyor anlamındadır.

Fizyopatoloji genetik yatkınlık

Genetik değişiklikler klinik hipertansiyona

kadar ilerleyen mekanizmaları tetikleyebilir.

İkizlerin ve ailesinde hipertansiyon sık görülen

kişilerin yapılan incelemelerinde genetik kat-

kının %30-60 arasında olduğu görülmüştür.

Fetal çevre

Fetal hayatta yetersiz beslenme sonucu,

düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde ileri

yaşlarda hipertansiyon gelişme sıklığı daha

yüksektir. Bu kişilerde böbrek hücrelerinin

sayısında azalma olduğu ve bunun da hiper-

tansiyona yol açtığı ileri sürülmektedir.

Primer hipertansiyon

Tek bir özel sebebin bulunamadığı du-

rumlar primer-esansiyel-hipertansiyon olarak

tanımlanır.

Çeşitli faktörler etkendir:

1- Ailevi yatkınlık

2- Çevresel etkiler

3- Sodyum alımı

Diyetteki sodyumun hipertansiyon ge-

lişmesindeki rolünü gösteren pek çok delil

vardır. Günde 1 gr’dan az sodyum tüketen

endüstrileşmemiş toplumlarda, yaşla artması

beklenen kan basıncı artışı görülmemektedir.

Aynı genetik yapıya sahip olan göçmenlerle

ülkelerinde kalmış olanlar arasında hipertan-

siyon görülme sıklığı anlamlı şekilde değiş-

mektedir. Bunun anlamı da tuz alımındaki de-

ğişikliklerin hipertansiyona neden olduğudur.

4- Potasyum alımı

Alınan günlük potasyum miktarı ile hi-

pertansiyon prevelansı arasında ters bir

ilişki vardır.

5- Obezite

Hipertansiyon obez kişilerde daha sık

Fotoğraflar:

Dünya Gazetesi Fotoğraf Arşivi ve TOBB Fotoğraf Servisi