forum 246 - page 39

İleri teknoloji üreten dünyanın dev markaları hemen her
coğrafyada yüksek pazar payı liderliğine oynuyor. Bu şirket-
lerin başarısının arkasında hiç kuşkusuz güçlü bir Ar-Ge’ye
sahip olmaları bulunuyor. Türkiye’nin de uluslararası arenada
özellikle teknoloji ürünlerinde sadece yurt dışından ithal
eden, tüketen ülke yerine nitelikli katma değer sağlayan ülke
haline gelebilmesi için küresel markaların Ar-Ge yatırımlarını
Türkiye’de gerçekleştirmeleri son derece önemli bir nokta.
Türkiye’nin otomotiv sektöründe yakaladığı bu ivmeyi diğer
sektörlere de taşıması gerekiyor.
AR-GE TOPLUMSAL BİLİNCE YERLEŞMELİ
Yapılan çeşitli araştırmalarda ülkelerin Ar-Ge faaliyetle-
rindeki yükselişiyle verimlilik artışları arasında güçlü bir ilişki
olduğu tespit edilmiştir. Ar-Ge faaliyetleri, bilgi birikiminin
artırılmasına yönelik yapılan yatırımların yeni teknolojilere
veya mevcut fiziksel ve beşeri kaynakların daha etkin kulla-
nımına dönüşmesi şeklinde ifade ediliyor. OECD tarafından
Ar-Ge; sistematik bir temele dayalı olarak beşeri, toplumsal
ve kültürel bilgi birikimini artıran yaratıcı faaliyetlerin yürü-
tülmesi ve bu bilgi birikiminin yeni uygulamalarda kullanımı
olarak tanımlanıyor. Buna göre Ar-Ge aşağıdaki üç ana faa-
liyeti kapsıyor:
Temel araştırma (basic research):
Belirli bir uygulama
veya kullanım gözetilmeyerek kuramsal veya deneysel çalış-
malarla olguların ve gözlemlenebilir durumların altında yatan
etkenlere ilişkin yeni bilgi edinilmesine yönelik çalışmalar.
Uygulamalı araştırma (applied research):
belirli bir
amaca yönelik olarak yeni bilgi elde edilmesi için yürütülen
faaliyetler.
Deneysel geliştirme:
Araştırma ve/veya pratik dene-
yimden edinilmiş ve mevcutta bulunan bilgiyi temel alıp ona
ek özellikler katarak yükselen, ancak yeni çıktılar, ürünler,
malzemeler üretmeye, yeni süreçler, sistemler, hizmetler
oluşturmaya veya mevcut olanları büyük ölçüde iyileştirmeye
yönelik sistemli çalışmalar.
Ar-Ge kavramını, “sadece laboratuvarlarda bazı bilim ada-
mı ve mühendislerin uğraşıdır” algısından kurtarmanın za-
manı geldi geçiyor. Yenilikçilik ve Ar-Ge yaparak katma değer
üretiminin önemi halen toplumsal bilinç olarak yerleşmemiş
durumda. Oysa Ar-Ge herkesin işi, özellikle de gençlerin.
Geleceğine sahip çıkan ülkeler, her şeyden önce gençlerine
sahip çıkan ülkeler olacak. 30 milyonu aşan genç nüfusa sahip
Türkiye’de bilgi temelli, araştırmacı, sorgulayan, yenilikçilik
ve yaratıcılık yönü güçlü, çok yönlü bireyler yetiştirmeye
özen gösterilmesi gerekiyor. Böylelikle Ar-Ge ve inovasyonun
toplumsal bir bilinç düzeyine taşınması söz konusu olabilir.
DÜNYADA AR-GE FAALİYETLERİ
Dünya genelinde Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde, özel-
likle Çin başta olmak üzere Asya ülkelerinin gelişimi dikkat
çekiyor. 2012 yılı itibarıyla milli gelir büyüklüğünün 8 trilyon
doları aştığı tahmin edilen Çin ekonomisi dünyada ABD eko-
nomisinin ardından ikinci sırada yer alıyor. Çin’in toplam Ar-
Ge harcaması 2009 yılı itibarıyla 154 milyar dolar, bu alanda
araştırmacı sayısının ise bir milyon kişinin üzerinde olduğu
belirtiliyor. 30-40 yıl önce Türkiye ile benzer bir ekonomik ya-
pıya sahip olduğu ifade edilen ve sıklıkla karşılaştırma yapılan
C
umhuriyetin 100. yılına rast-
layan 2023 için Türkiye’nin
büyük hedefleri var: Dünya-
nın büyük ilk 10 ekonomisi
arasına girmek, 500 milyar dolarlık ih-
racat yapmak, ihracatta ileri teknoloji
ürünlerinin payını %20’lere çıkarmak,
orta ve yüksek teknolojili ürünlerde
Avrasya’nın üretim üssü olmak. Bütün
bunların gerçekleşmesi için Türkiye’nin
dönüşümünü tamamlayamamış, ürün
odaklı, dışa bağımlı, rekabette fiyata en-
deksli ülke algısından hızla çıkarak pa-
zarı belirleyen, yüksek teknolojili özgün
tasarım ve üretime sahip, vizyoner ülke
konumuna gelmesi gerekiyor. Bunun da
yolu, Ar-Ge ve inovasyon merkezli orga-
nizasyonlar kurmaktan geçiyor.
EKONOMİK
FORUM
39
i
Gülder DEMİR |
Editör
Ô
1...,29,30,31,32,33,34,35,36,37,38 40,41,42,43,44,45,46,47,48,49,...132
Powered by FlippingBook